Uygulama alanları

Psikoterapi Uygulama Alanları

Psikoterapi kelime olarak ruhsal iyileştirme anlamı taşısa da genellikle ruhsal rahatsızlıkların tedavisinde tek başına ilk tercih olmaz. Bazı durumlarda ilaç tedavisi ile birlikte olmak üzere, belli durumlarda ve bazı ruhsal rahatsızlıklarda tek başına uygulanabilir. Hafif depresif bozukluklar ve uyum bozuklukları, panik bozukluk, sosyal kaygı bozukluğu gibi kaygı bozukluklarında ilaç kullanımını kısıtlayan durumlar varsa sadece psikoterapi uygulanabilir. İlaç kullanımında sakınca olmayan durumlarda öncelikli tercih psikoterapiyi ilaç tedavisi ile birlikte uygulamaktır. Ayrıca; depresyon, distimi, cinsel uyum sorunları, kişilik ve anksiyete bozuklukları, psikosomatik bozukluklar gibi hastalıklarda ilaç tedavisi yanında alınan psikoterapi oldukça faydalı olacaktır.

Psikotik bozukluklar, şizofreni, bipolar bozukluk, hipokondriyazis gibi rahatsızlıklarda ise öncelikli tedavi kesinlikle ilaç tedavisidir. Destekleyici, farkındalık arttırıcı ya da eğitici psikoterapi bu rahatsızlıklarda ancak ilaç tedavisine destek olarak uygulandığında.yararlıdır.

Diğer yandan psikoterapi sürecine girmek için bir ruhsal rahatsızlık tanısı almış olmak da gerekmez. Hiçbir ruhsal rahatsızlığı olmayan ancak bilinçdışı süreçlerin etkisi ile kendisini verimsiz hisseden, ikili ilişkilerde sorun yaşayan,  doyumlu sosyal ilişkiler yaşayamayan, bir karar aşamasında bocalayan,  ne yapmak istediğine dair hedefi olmayan, yapmak istediği şeyi ve gideceği yönü bilse ve her tür donanıma sahip olsa da bir türlü harekete geçemeyen kişiler psikoterapi için ideal adaylardır.  

Hasta özellikleri - Kimler psikoterapi alabilir?

Her danışana psikoterapi uygulanamaz. Terapiye kabul edilecek olan danışanın belli bir zekâ düzeyine, eğitime ya da psikolojik düşünebilme yetisine sahip olması ve değişme motivasyonu uygulama için  ön koşullardır. Danışanın kendini tanımaya, geliştirmeye, değişmeye ilgisinin olması, içtenlikle sürece katılması psikoterapinin etkili olmasını sağlar.

Kendi isteği ve iradesi dışında zorla gelen danışanlar psikoterapiden yeterince yararlanamazlar.  Buna ek olarak alkol, uyuşturucu ilaç gibi madde kullanımı sorunları, danışanın sıkıntılarını yatıştırdığından terapiyi verimsiz kılarlar. Psikoterapiye gelen danışanların bunlardan uzak kalarak sıkıntılarına katlanmayı göze alabilecek irade gücüne sahip olması tercih edilir.

Tüm bunlara ek olarak psikoterapiden fayda görebilmesi için hastanın psikoterapi sürecinin çevre ve aile tarafından desteklenmesi de önemlidir.