Neden Psikiyatri Psikoterapi? Neden Tangram?

Psikiyatri oldukça fazla ilgi çeken, ancak bunun yanında çekinilerek gerektiğinden çok daha az başvurulan bir tıp dalı. Oysa toplumda psikiyatrik hastalıklar çok sık ve yaygın görülüyor...
 
Örneğin, her dört kişiden birinin yaşamı boyunca en az bir ruhsal rahatsızlıktan etkileneceği ve gelecek on yıl içinde depresyonun dünyada en fazla yeti yitimine neden olan hastalık olacağı biliniyor. Yani gelecek on yılda iş verimsizliğine, evliliklerde mutsuzluğa, yaşam enerjisinde azalmaya, yaratıcılığın ve üretkenliğin düşmesine sıklıkla ihmal edilen,  uygun tedavi ile kolaylıkla iyileştirilebilen ve tedavi edilmediğinde ciddi yaşamsal sorunlara yol açabilen depresyon neden olacak…
 
Ruh sağlığı, insanın iç huzurunun, sosyal uyumunun denge halinde olması, böylece sahip olduğu kaynaklarını en doğru şekilde kullanarak başkalarını sevebilmesi, üretebilmesi ve varoluşundan keyif duyması halidir.
Bir psikiyatr ve tıp doktoru olarak en temel sorumluluğumun ruh sağlığının en az beden sağlığı kadar önemli olduğunu anlatmak ve ruhsal rahatsızlıkları için yardım almaktan çekinenleri, olası endişelerini ve önyargılarını gidermek için gerçekleri anlatarak cesaretlendirmek olduğunu düşünüyorum.
 
Ruhsal rahatsızlıklar kişinin aklında, ruhsallığı ya da karakterinde bir zayıflık, eksiklik değil, düzensizlik hali olarak tanımlanabilir. Bu nedenle psikiyatride çoğunlukla hastalıklar değil rahatsızlıklar tanımını kullanırız. Çoğu kez eksik yoktur, düzensizlik vardır. Ruh sağlığını iyileştirmek her parçayı ancak en doğru yere koyarak tamamlanan bir Tangram bilmecesi gibi,  insan ruhunun parçalarının uyumlu ve dengeli bir biçimde yerleşmesine yardım etmek gibidir. Tangramdaki gibi, en kritik parça doğru şekilde yerleştiğinde elde edilen sonuç kim olduğunuzdur.
 
Bir insanın ruh sağlığını korumak ve iyileştirmek için hastalık tanımlarından önce kişinin öznel yaşamına bakmak gerekir. Psikiyatrik olarak iyileşme yalnızca hastalık belirtilerinin ortadan kalkması demek değildir. Belirtilerin giderilmesinin yanısıra o belirtileri ortaya çıkaran etkenleri tanımlamak, rahatsızlıklarla bağıntılarını netleştirmek ve rahatsızlığın yinelememesi için o etkenleri kişinin işlevini bozmayacak şekilde yeniden düzenlemek için yardım etmek asıl amacımızdır.
 
Bir insanı anlamak önce iyi bir ilişki kurmayı, sonra onu beden, zihin ve sosyal çevresi ile bir bütün olarak ele almayı ve bunu yaparken derin bir ilgi ve bilimsel merakla dinlemeyi gerektirir. Bu tükenmez bir meraktır; çünkü ilgiyle bdinleyebilen biri için her insan yeni ve engin bir dünyadır.
 
Bu nedenle mesleğimi çok seviyorum. Pek çok meslek, erbabının bilgisini kullanır ve meslek sahibine deneyim dışında çok az şey katar. Benim mesleğim de bilgimi ve birikimlerimi kullanıyor ama her gün her yeni vakada bildiklerimin üzerine daha fazlasını eklememi sağlıyor. Dinleyip anladığım her insanla bana yeni bir dünyanın kapıları açılıyor, her hastamla insanı ve kendimi daha iyi tanıyorum. Öğrenmenin, anlamanın, yardım edebilmenin, bir insanı iyileştirmenin hazzıyla her güne daha büyük bir çalışma isteği ile başlıyorum.
 
Psikiyatr Dr. Ayşegül Sütçü